"en" yakın

22 Mart 2009 Pazar

Bir şeyleri kategorilemeyi seviyoruz, kelime başlarına "en" koymayı, kendimizi birkaç kelime içine sığdırıp tanıtmayı seviyoruz. Sonra zaman geçtikçe o enler yıpranıp kayboluyor, sonra belki anlamı değişip en baştayken en sona kayıyor. "en sevilen" iken "en sevilmeyen" olabiliyor.

Bir arkadaşım var, yıllar yılı hayat bizi aynı yerlerde farklı mekanlara savurmuş olsa bile hep baş köşeye oturmuş. Ben Ayşenur'muşum o Ayşegül'müş işte. Ben A sınıfındaymışım, o B de imiş. Ben ilk odada kalıyormuşum, o ikincideymiş, ben Hacettepe'ye gelmişim,o Gazi'yi kazanmış. Ben ilköğretim matematik okumuşum, o lise matematik. Benzer boylar, benzer olmayan zevkler ve "en" in içine sığıvermiş kocaman bir arkadaşlık...

Sonra zaman geçmiş, görüşmemişiz aynı yerde olsak da, arayıp sormamışız birbirimizi. Ben bir şeylerin yitip gittiğini düşünmüşüm, o şüphe etmeden sarılmış arkadaşlığımıza... Ben aldanmış, utanmışım, o üzülmüş böyle düşündüğüme...

Birkaç gün önce gittim yanına... "Kaldığın yerden devam etmek" vardır ya, "o" idi işte... Isısını içinde muhafaza edebilen bir arkadaşlık yeniden sardı etrafımı... Ben "leb" demedim, o anladı "leblebi" yi...
Gözünde muzip gülümsemelerle anladı ne demek istediğimi...
Anlatacak çok şey birikmişti, biriktikçe, anlattıkça tatlanmıştı...
Biliyordum en iyi dinleyicilerimden biri olduğunu, biliyordum anladığını...

Ne zamanın ne de mesafelerin değiştiremediği şeylerin olduğunu bir kez daha anladım, anladıkça sevindim...

9 yorum:

sLn dedi ki...

Yıllardır görmediğin gerçek bir dostla bir gün biraraya gelip aynı yerden devam edebilmek muhteşem bir his! Aramıza giren mesafeler, okul vs derken çok sık görüşemiyorum o "en"lerle, ama biraraya geldiğimizde aynı yerden devam edebiliyoruz ya, bayılıyorum o duyguya, o insanlara...

delikanlı dedi ki...

Sevindim senin adına,böyle arkadaşlara sahip olmak rahatlatıyor gerçekten insanı

a.nur... dedi ki...

@sLn
Kesinlikle çok güzel bir duygu:)
Eskimeyen, zaman geçtikçe özlemle birlikte daha da güzelleşen arkadaşlıklar böyleleri ve iyi ki varlar...

@delikanlı
Evet, bir yerlerde beni anlayan biri(leri)nin olması çok güzel...

CaRtMaNtR dedi ki...

Bu arkadaşlıklar konusunda şanslıyım sanırım 1995 yılından beri çok yakın olduğum arkadaşlarım var. Keza üniversite yıllarımda da çok güzl dostluklarım oldu. Gerçi hiç birine en diyemiyorum ki bu yazıyı görünce acaba böyle demem mi gerekirdi diye düşünmedim değil ama en azından ben seçemiyorum o enleri :D

a.nur... dedi ki...

Yok yahu önemli olan iç güzellik dış değil:P Varsın "en" denmesin, iyiyse iyidir:P

erspek dedi ki...

Ben hiç bir zaman tekrar başlayamadım o arkadaşlıklara, ne zaman bunu denesem, neden o kişiden uzaklaştığımı yıllar sonrada olsa tekrardan sağlamasını yapmışımdır. Şu sıralarda da özellikle facebook sayesinde sık yaşıyorum bu gibi şeyleri.

Ne mutlu sizin için bazı şeylerin değişmeden kalabilmesi.

a.nur... dedi ki...

Benim yaşadığım uzaklaşma biraz sebepsiz aslına bakarsan, belli bir sebebi olunca kaldığı yerden devam etmek söz konusu olmuyor çoğu zaman...

Umarım sen de tadarsın öyle bir arkadaşlığı, işte o zaman anlarsın tam olarak ne demeye çalıştığımı:)

RedPharos dedi ki...

Benim ilk ve "en" dediğim kardeşim şimdi ulaşılamayacak bir yerde. Ondan sonra da bir en olmadı zaten benim için :(. Olabilir mi bilmiyorum çocukken saflık vardı şimdi ikiyüzlülük ve menfaatler var. Çok yakın arkadaşlarım tabii ki var ama ne bileyim o ilk bir başkaydı be!.
Mekanın cennet olsun kardeşim...

a.nur... dedi ki...

O yaşasaydı hala "en" liğini koruyacaktı ama değil mi? Demekki olabilir günümüzde de... Çocukluktaki saflığı muhafaza edebilen bünyeler bulunabilir...