Kendimi ifade ederken konuşmaktan çok yazmayı tercih ettim hep, galiba yazmayı daha kolay bulduğumdan...
sLn de teşekkür etsin :)
21 Aralık 2008 Pazar
Haddini bil çok konuşma, yazacaksan yaz hadi...!
Aman da aman bıdı da bıdı hanimiş!!! Nidaları atarak blogumuza baktığım şu günlerde, bir hayli yoğun koordinatlarda olsak da öğrenci ahalisi olarak, pes etmemek gerektiğini öğrendik sanırım. Yazıldığı kadar okunuyor olmanın, tahmin edilmeyecek gözler tarafından da sadece bakıldığını değil gördüğünü hissetmek gibi telaşlandırıcı ve bir o kadar keyif verici bir his bu.
Seni görmüyorum ama anlattıklarımı anlıyorsun değil mi? hadi sen de anlatsana biraz!
Dünyayı kurtaran adamlar biz değiliz elbet, '' bu kadar abartmanın alemi ne canım susun artık'' diyebilirsiniz ama birşeyleri söylemek için bazen o anı beklemek gerekirya işte bu da farzedin ki benim anım :)İşaret fişeğini duydum bile. Kulak tırmalamaya niyetlensem de gerçekleştirmem olası değilken harflerden acısını çıkarmak daha yerinde bir davranış olur diye düşündüm. Açık açık yazmam ki hem ben, dolaylarımda dolaylarım farkında olmadan, bilmeyen anlamaz , sanırdım çoğu zaman...meğerse tahmin ettiğimden çokmuş sessizce sohbet ettiğimiz insan sayısı. Neden bilmiyorum sanırım hepinizi seviyorum...
nerde kalmıştık...
-Aman da aman hanimiş blogumuza...minik kırmızı ağacım benim. Daha dün gibi aklımda fidan halinle tomurcuk verdiğin o günler...
Sözün kısası; bir teşekkürü ben de borç bilirim, pek teşekkürler.
Güzel bir duygu :)
20 Aralık 2008 Cumartesi
Bizim bi-log günün blogu olunca çocuğum sınıf birincisi olmuş gibi sevindim. Hoş o duyguyu da henüz bilemiyorum gerçi :P. Demek istediğim anası,babası ve kardeşi olan bir aile blogudur bu. Her birimiz kırmızı bir ağacın mavi elmalarıyız. Her birimizin farklı tadı, farklı zehirleri vardır :). Yeri gelir o zehri burada yeri gelir kendi bloglarımızda akıtırız.
İçimde ilk defa birşeyler yazma isteği uyandığında orta sondaydım. Depremden yeni çıkmıştık ve istanbula gelmiştik. Kendimi en ezik hissettiğim dönemlerden birinde yeni bir okula kayıt olmuştum. Bütün öğrenciler birbirini tanıyordu doğal olarak ben onların son senesinde aralarına katılmıştım. Müdürün beni dersin ortasında sınıfa aldığını hatırlıyorum. Millet uzaylı görmüş gibi bakmıştı ki anladığım kadarıyla o kadar da misafirperver değillerdi.
O gün kimse benimle konuşmadıydı. Her ne kadar bazı nedenlerden dolayı arkadaş edinmekte fazlasıyla zorlanıyor olsam da kimsenin arkadaş olmak için çaba sarfettiğini hatırlamıyorum. İlerleyen dönemlerde de genelde pasif ve içine kapanık bir birey olarak o son seneyi bitirdiydim. Bu dönemde de kimseyle konuşamadığım için sürekli yazardım. Rahatlamanın başka yolu yoktu çünkü.
Zaman geçti ben her sene biraz daha iyi hissetmeye başladım. Sonra farkettim ki en iyi asosyalken yazabiliyormuşum. Yazmaya devam ettim he ne kadar fazla depresif şeyler çıkmasa da ortaya yazdım, yazdım ve hala yazıyorum. İyi ki yazıyorum :). Şu an o zamankinden çok farklı bir ruh hali içerisindeyim tabii ki. Büyüdüm artık arkadaşlarım, çevrem değişti ve kendime güvenim geldi. Umarım gitmez :P.
Yazdıklarım okundukça daha bir yazasım geliyor. Yazdığım bloglar da değer görüp ödüllendirilince çok mutlu oluyorum. Grup halinde birşeyleri paylaşmak da inanılmaz mutluluk verici. O yüzden sevgili sLn ve e.d kişisine de teşekkürlerimi sunuyorum. Arkadaşlar iyi ki varsınız iyi ki yazıyoruz ya :).
Yazdıklarımıza bir değer verip okuyan diğer arkadaşlara da kendi adıma sonsuz teşekkürlerimi sunarım.
...
Bu kişiye erişim mahkeme kararıyla engellenmiştir!
26 Ekim 2008 Pazar
25 Ekim 2008 Cumartesi
İnsanda yazma isteği falan bırakmıyor bunlar!?
