Ye keyifle gülümse!

7 Kasım 2008 Cuma

Geldik yine sinir bozucu bir vize dönemine, bu seferki en sinir bozucu olanlarından biri...

Aklıma 2 sene önceki hocalarımızdan biri geldi, Türkçe olması gereken dersi Fransızca işleyen sevimli bir insan. 

Aklıma gelme sebebi şu an hangi dersten neye çalışmam gerektiğini bilmiyor oluşum aslına bakarsanız. Onun sınavlarında yazdırdığı her kelimeye çalışmanız gerektiğini bilirdiniz. Çünkü deftere yazılmış her kelime soru olarak muhakkak karşınıza çıkardı. 

15 civarı soru olurdu "aşağıdaki soruları cevaplayınız" şeklinde, herbirinin altında da 5-10-15 ya da daha fazla sayıda soru yazardı. 1oo puanlık bir sınav ve o maddeler halinde yazdığı sorular en iyi ihtimalle o,5o puan olurdu. Bir sınavda temel 15 sorudan birinin alt maddesinin yine 4'e ayrıldığını hatırlıyorum... En iyi ihtimalle 50 soru çıkardı o kağıtlardan yani. ama diyorum ya neye çalışmış olursanız olun muhakkak işinize yarardı ve muhakkak o kağıda yazılırdı.

Deftere yazdırılan herşeyin sınavda çıkması aslında sınavı kolaylaştırıyor tabi. "1o sayfanın beşine çalıştım, ama herşey benim çalışmadığım 5 sayfadan çıktı" diyemiyor kimse, 10 sayfa varsa 10 sayfadan da soru gelecek demek çünkü :D

Sabah sabah ders çalışmaya başlamaya çalışıyorum, sabah sabah yazdıktan sonra saate bir baktım da 12:28 olmuş, sabah değilmiş artık :-/
Pfffffff

Özledik be Şahali seni! (:p)
"Beni mi yoksa o dönemi mi özledin" diye sorma tamam mı :-/

Başlığın konuyla alakasını da bir ara anlatırım belki, kendisiyle girdiğimiz komik bir diyalogun temelidir "ye keyifle gülümse" cümlesi... 

2 yorum:

e.d dedi ki...

evet bunu en iyi ben hatırlarım da cabası : )

sLn dedi ki...

bence de sen anlatmalısın :p olayın baş kahramanı sensin ben figüranım :p