insan halleri üzerine...

29 Eylül 2008 Pazartesi

Hadi insan halleri ve ikili ilişkiler üzerine zırvalayalım biraz :)


Hepimizin farklı kriterleri vardır muhakkak, benim yok diyenin bile karşı cinste aradığı bir-iki şey vardır. Farkında olmayabilir tabi, adını koyamaz durumun ama hoşlandığı erkeklere bakarsanız muhakkak bir-iki ortak noktasını bulabilirsiniz. (bütün genellemeler gibi bu da yanlıştır, tamamen sübjektif yaklaşmaktadır yazar kişisi. zaten fark ettiyseniz "hoşlandığı erkekler" diyor, tamamen bir kadın gözüyle bakıyor duruma :) )

Siz neleri önemsersiniz diye sormayacağım korkmayın, isterseniz yazın tabi :) yorum yapmak serbest ;)

Kendimle ilgili dikkatimi çeken şöyle bir şey var, 5 yıl önce "asla" dediğim şeylere karşı zamanla düşüncelerim değişmiş, muhtemelen size de oluyordur aynısı. Orta okul yıllarımda sarışın erkeklerin tamamı itici gelirdi mesela bana, sonra Brad Pitt'le tanıştım ve hayatım değişti :))

Diyeceğim odur ki yaşla birlikte insanın düşünceleri her konuda olduğu gibi bu konuda da değişiyor.

14-15 yaşlarındayken en yakın arkadaşıma şöyle dediğimi hatırlıyorum:

"Ne dediğini bilsin, abuk sabuk konuşmasın, zevklerimiz birbirine benzesin, aynı olması şart değil ama arada uçurum da olmasın, yaaa bir de kitap okusun"

22 yaşındayım hâlâ aşağı yukarı aynı cümleleri kuruyorum bakın. Değişmeyen düşünceler de mevcut demek ki :) Hayatım boyunca hep anlattığım gibi insanlar bulmadım tabi, merak eden varsa onu da söyleyeyim :) 

Yukarıda gördüğünüz karikatürün mesajını anlatmama gerek yok, bir de buna benzer bir karikatür daha var, hiçbir şeyden anlamayan bir erkek kişisi var, ablamız çok üzülüyor arkasından, üzülme sebebi adamın çok yakışıklı olması!

Karakter bozuklukları olan bir kadına çok güzel diye, hiçbir şeyden anlamayan taban tabana zıt olduğunuz bir adama da yakışıklı diye tahammül etmek mümkün müdür sahi?

Sana benzemeyen birine aşık olmanı anlarım ama çok güzel ya da çok yakışıklı diye bir insanla nasıl birlikte olunabilir?

Altı üstü karikatür, abartma diyor olabilirsiniz, konunun asıl çıkış noktası başka. Bu konudaki gözlemlerim de bana böyle bir durumun var olduğunu gösteriyor.

-x'e aşık mısın?
-Hayır.
-eee?
-çok yakışıklı, bütün kızlar bayılıyor.
-Nasıl biri peki karakter olarak, ya da nelerden hoşlanır mesela?
-ıııı şeyyyy kem küm.

Sebebini çözmeye çalışıyorum ama herhangi bir sonuca varamıyorum. Galiba insanları olduğu gibi kabul etmek gerek...

16 yorum:

Simto ALEV dedi ki...

Örneğin oldukça makul aslında. Aşık olmadığını söylemiş. Ben uzaktan gördüğü yakışıklı erkeklere aşık olduğunu söyleyen kızlar tanıdım. Çok acayip bir durum.

Herkes gibi benim de kriterlerim var tabii. "Önemli olan iç güzelliği" de koca bir yalan. Kim beğenmediği birine aşık olmuş ya da "benim sevgilim ucubenin teki" demiş ki?
Yine de öncelikli kriterlerim çeşitli karakteristik özellikler.
Her şeyden önce benim sevgilim iyi bir sohbet arkadaşı olmalı. Siyasetten felsefeye, Geyikten spora (futbola demedim) hemen her konuda özfikir sahibi olmalı ve konuşabilmeliyiz. Zeki olmalı.. Ama benden zeki olmalı! Bana bir şeyler öğretebilecek kadar kültürlü olmalı. Eşten ziyade zıttım da olmalı. Tartışalım, tartışmayı bilsin. Tim Burton'dan nefret etsin, bu yüzden tartışalım. Ama o da Stanley Kubric'e tapsın. Birlikte Shining izleyip 3.5 atalım.

Sahi, var mı böyle bir kız?

sLn dedi ki...

bir de şöyle bir şey var, kimse sevgilim ucubenin teki demez ama sevdiğin insan da her zaman güzel görünür sana :)ucube de olsa onu öyle görmezsin..

şöyle olsun böyle olsun listeme birebir uyan insanlar (insan diyelim daha doğrusu) tanıdım, o yüzden bence sen de umudunu kaybetme :)

Simto ALEV dedi ki...

Görecelik meselesi var işte. Ucube de olsa insan sevdiğini güzel bulmaz. Aksine, güzel bulduğunu sever bence. Beğenmediği birine aşık olmaz insan. Hele böyle şekilciler..

Umuttan ziyade gerçeklerle yaşarım ben. :D

RedPharos dedi ki...

Ben buluyorum diycem şimdi olmicak :D ben sevgilimi her haliyle seviyorum ama. Gerçi bunu görür mü görmez mi bilemeyeceğım. Tipine bakıp sevmedim ama orası gerçek bir gerçek:).Onu ilk gördüğüm andan beri çoook uzun zaman geçti hala aynı görüyorum. Ciddi anlamda içini seviyorum. Fazla ayrıntıya giremiyorum ama demek istediğim şey senin demek istediğinin tersi:P

sLn dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
sLn dedi ki...

herkeste durum farklı demek ki bu konuda da :) ben "hmm bu güzel bir insan, hoşlanabilirim kendisinden o zaman" gibi bir durum hiç yaşamadım. aksine itici ötesi bulduğum insanlardan bir zaman sonra hoşlanmaya başladığım oldu zamanında.
"gönül kimi severse güzel odur" sözüne sonuna kadar inanmaktayım..

zamanında ucube görünen insanı sevmeye başladığınızda dünyanın en güzel insanı gibi görünebiliyor gözünüze. bende durum budur.

RedPharos dedi ki...

Rahat konuşamıyorum off puffff :P

Güllerevurgunum dedi ki...

Arkadaşlar hepinize "kitab-ı aşk"ı tavsiye ederim... İskender Pala'dan:)

Sevgi ve aşk arasında fark olduğunu anlatan güzel bir eser.

İnsan güzele aşık olur ama hayatını paylaştığı birini sever. Aşk dokunuca ve kavuşunca biter ama sevgi dokundukça ve paylaşım arttıkça artar. (bu son yorum bana ait :P)

Güzel derken yanlış anlaşılmasın. Bize dayatılan evrensel (?)güzel/yakışıklı kriterleri değil bahsettiğim. Kendince güzellik..Çünkü herkesin güzel kavramı farklı tabii :)

sLn dedi ki...

ben insanın güzele aşık olma fikrini kabullenemiyorum, bu kadar mı önemlidir görüntü ya da güzellik diye bahsettiğimiz şey nedir?

90-60-90, sarı uzun saçlar vs. midir bir erkeğin bir kıza aşık olma sebebi? şekil bu kadar önemli midir yani? dediğim gibi yakışıklı adam nasıl olur diye sorduğunuzda bir özelliğini bile söylemeyeceğim insanlardan hoşlandığım oldu zamanında. ha aşık olmadım ama bir şeyler hissettim yine de...

ulaştığın saniye aşkın bittiğine inanıyorum ben de ama, o andan sonra geriye kalan çok daha güzel bir şey ;)

RedPharos dedi ki...

Ondan sonra geriye kalan hiç bir olumsuzluğu önemsememe hali:) Artık onu iyice tanıma olduğu gibi kabullenme, değiştirmeye çalışmama hali. O haliyel de sevebilme, eskisinden daha çok bağlanabilme, değerini daha çok bilebilme hali. Başlarda kaybetmekten o kadar korkmassın yenidir çünkü ama sahiplendin mi ister Quasimodo olsun ister Brad Pitt o senin güzelindir zaten. Aşk koaly kolay bitmez ama bitse de arkasından gelen gerçekten daha güzeldir , en az sevdiğin kadar güzel:)

sLn dedi ki...

ilk zamanlarda görünce heyecanlanıyorsun falan ya o kayboluyor bir süre sonra ama "sahiplik" duygusu katbekat daha güzel hepsinden :)
ilk aşık olduğun günler çok eğlenceli kabul ediyorum ama sonraki bütün olma hissini, sevdiğin insanla "bir" olma hissini katiyen değişmem hiçbir şeye.

aşık olduktan sonra quasimodo da sana brad pitt zaten :) ayrıca mutluyken dünyadaki bütün erkekler brad pitt bütün kadınlar angelina jolie. hiçbir şeyin olumsuz tarafını göremiyorsun o zaman :) herşey tozpembe :)

Güllerevurgunum dedi ki...

Zaten hem fikir olmuşuz bence:)

Güzellikten kasttetiğiminde ne olduğunu söylemiştim. Dayatılan ikonlar değil bahsettiğim.

Herkesin güzel anlayışı farklı ama güzellik anlayışını karşılamayan birine aşık olamaz insan. Onu anlatmaya çalıştım.

Bazıları tombullardan, bazıları kellerden, bazıları güzel seslilerden, bazılar atletiklerden hoşlanır. Bunların hepsi insana göre değişen kriterler. Ama sadece medyayı elinde tutan bir azınlığın dayattığı bir güzellik anlayışına indirmemek lazım. Bir anda ona indirgendi konu sanki :S

Aşkın estetikle sevginin paylaşımla alakası var bence.

sLn dedi ki...

ben senin demek istediğini anladım ama benim demek istediğimi anlatamadım :)
demeye çalıştığım şey şu, benim güzel anlayışıma uymayan insanlardan hoşlandığım oldu zamanında, birini güzel görmenin aşık olmaya yetebileceğini sanmıyorum. adamın güzellik anlayışımla uzaktan yakından ilgisi yok, ama başka herhangi bir şekilde bir etkileşim olmuş ve olmuş işte birşeyler :) uff gereksiz insanları ne çok andım gece gece :)
ya böyle olmuyor uzun uzun anlatmam gerek aslında düşündüğümü, o zaman daha açık olacak, bu şekilde kısa kısa anlatmaya çalışınca yanlış anlaşılıyor demek istediklerim :-/

diamandi dedi ki...

barajlar gibidir aşk, bunu biliyorum... bir zerre suyun bile sızabileceği bir çatlak bırakırsan bu su duvarları yavaş yavaş kemirir ve öyle bir an gelir ki akıntının gücünü artık kimse denetleyemez. duvarlar yıkılacak olursa; aşk efendi olarak herşeye el koyar; neyi yapabilrim, neyi yapamam, sevdiğim kişiyi elimde tutabilir miyim, tutamaz mıyım? gibi sorular artık boşunadır...
aşk denetimi elinden kaçırmak demektir...
...

sevmek uyuşturucu almak gibi birşeydir. başlangıçta kendini iyi hissedersin. bütünüyle verirsin. ertesi gün daha fazlasını istersin. henüz zehirlenmemiş, o duygudan hoşlanmışsındır ve onun üzerindeki egemenliğini sürdürebileceğini sanırsın.sevdiğin kişiyi iki dakika düşünür ama üç saat unutursun.
ama yavaş yavaş onun varlığına alışır, ona bütünüyle bağımlı hale gelirsin. böylece onu üç saat düşünüp iki dakika unutmaya başlarsın. yakınında değilse; bağımlıların bağlandıkları uyuşturucuyu bulamadıkları zaman hissettikleri şeyi hissedersin. uyuşturucu bağımlılarının uyuşturucu bulamadıkları zaman hırsızlık yaptıkları, kendilerini aşığıladıkları gibi, aşk için herşeyi yapmaya sende hazırsın....

(paulo coelho "piedra ırmagının kıyısında oturdum,ağladım")
naçizane aklıma geldi :) not defterlerimi karıştırdım...

sLn dedi ki...

not defterlerini seviyorum :)
baksana ne güzel şeyler saklıyorlar içlerinde :))
teşekkür ederim bu güzel yorum için :))

diamandi dedi ki...

bende çok seviyorum kendilerini...
bişeyler saklıyorlar evet.. sadece saklamıyorlar ama veriyorlarda geri...istendiği gibi...
hasılı rica ederim...